Bugün Liselere Geçiş Sistemi’nde (LGS) Türkiye’nin 500 tam puanlı şampiyonlarının Galatasaray ve İstanbul Erkek’ten sonraki tartışmasız ilk tercihi Kabataş Erkek Lisesi’dir. Ancak geriye dönüp 1980’li ve 90’lı yılların başına baktığınızda, Kabataş’ın bugünkü konumunda olmadığını, erkek lisesi kimliğiyle daha mütevazı puan dilimlerinde yer aldığını görürsünüz.
Peki Kabataş son otuz yılda nasıl oldu da Türkiye’nin en büyük kurumsal sıçramasını gerçekleştirerek eğitim zirvesine yerleşti?
Karma Eğitime Geçiş Devrimi (1994)
Kabataş tarihindeki en radikal kırılma noktası, 1994 yılında kız öğrencilerin de okula kabul edilmesiyle yaşandı. Yüzyıllık erkek lisesi geleneğini savunan eski mezunların yoğun muhalefetine rağmen atılan bu adım, okulun akademik ve sosyal enerjisini katbekat artırdı. Türkiye’nin en başarılı kız öğrencileri Ortaköy sahilindeki bu tarihi kampüse akmaya başladı.
Çift Dil Hazırlık: İngilizce ve Almanca Diploması
1998 yılında açılan hazırlık sınıfları, Kabataş’ı sadece bir devlet lisesi olmaktan çıkarıp uluslararası standartlarda yabancı dil eğitimi veren bir prestij merkezine dönüştürdü. Okul bünyesinde hem İngilizce hem Almanca bölümlerinin açılması ve Alman Sprachdiplom (DSD) denkliğinin alınması, okulu İstanbul Erkek ve Robert Kolej’in doğrudan rakibi haline getirdi.
‘Camianın Okula Aşkı’: KABDER Gücü
Kabataş’ın yükselişindeki en büyük faktör şüphesiz mezunlar camiasının okula olan sarsılmaz bağlılığıdır. Okulun bütçesini, öğrenci burslarını, bilim olimpiyatı takımlarını ve sosyal kulüplerini finanse eden mezunlar cemiyeti, bürokratik engelleri aşarak okulu bir kamu kurumu statüsünde özel okul imkanlarıyla donatmayı başarmıştır.


