İstanbul’un tarihi merkezinde, Aksaray Meydanı’nın yoğun araç trafiği ve kentsel karmaşasının ortasında yükselen neogotik ve Osmanlı tarzı işlemeli taş kemerler, şehre asırlık bir sükunet yayar: Pertevniyal Valide Sultan Külliyesi ve yanı başında yükselen Pertevniyal Lisesi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 32. padişahı Sultan Abdülaziz’in annesi ve Sultan II. Mahmud’un zevcesi olan Pertevniyal Valide Sultan, 6 Nisan 1872 tarihinde kapılarını açan bu mektebi yalnızca bir okul olarak inşa ettirmedi. Burası; eşi Sultan II. Mahmud’un maarif rüyasını yaşatmak, yoksul halk çocuklarına ilim ve edep kazandırmak amacıyla kurulmuş, padişah fermanıyla korunan kutsal bir vakıf müessesesiydi.


Mahmudiye Rüştiyesi’nden Doğan Maarif Çınarı (1872)

Okulun ilk adı, Sultan II. Mahmud’un aziz hatırasına izafeten Mahmudiye Mektebi (Mahmudiye Rüştiyesi) idi. Pertevniyal Valide Sultan, Aksaray’da kendi adını taşıyan muhteşem cami, kütüphane, çeşme ve türbeden oluşan külliyenin hemen yanına iki katlı zarif bir taş okul yaptırdı.

Okulun açılış töreni, dönemin sadrazamı, şeyhülislamı ve maarif nazırının katılımıyla büyük bir devlet merasimi şeklinde icra edildi. Valide Sultan’ın vakfiyesinde yer alan şu tarihi şart, okulun asırlık misyonunu tayin etti:

“İşbu Mahmudiye Mektebi’nde fukara ve eytam (yetim) evlatları bila-ücret (ücretsiz) okutula. Talebeye her sene iki kat elbise, kışlık kaban ve her gün sıcak taam (yemek) verile. Muallimler talebeye evladı gibi şefkat göstere.”

Bu vakfiye sayesinde Mahmudiye Mektebi, Aksaray ve Fatih bölgesindeki dar gelirli ailelerin en zeki çocuklarını bünyesinde toplayan bir maarif sığınağı haline geldi.



Tarihi Kütüphane ve Padişah Fermanları: Vakfiyenin Gizli Maddeleri

Pertevniyal Lisesi’nin arşivinde ve kütüphanesinde muhafaza edilen vakfiye defterleri, Osmanlı maarif tarihinin en ilginç ayrıntılarını barındırır. Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan, hazırlattığı 1872 tarihli vakfiyede yalnızca öğrencilerin giyim ve yemek masraflarını karşılamakla kalmamış; her yıl başarılı öğrencilere altın sikke ödülleri verilmesini, mektep bahçesindeki çeşmeden halka şerbet akıtılmasını ve Ramazan aylarında fukara çocuklarına iftar sofraları kurulmasını da şart koşmuştu.

Kütüphanede korunan elyazması Kuran-ı Kerimler, Osmanlıca riyaziye kitapları ve erken dönem fen atlasları, dönemin eğitim seviyesinin ne kadar ileri olduğunu kanıtlar. Mektepte kurulan fen derslikleri, o yıllarda İstanbul’daki pek çok askeri okulda dahi bulunmayan mekanik sarkaçlar, prizmalar ve kimyasal beherlerle donatılmıştı.

1911 Büyük Aksaray Yangını ve Küllerinden Doğan Mektep

23 Temmuz 1911 günü İstanbul tarihinin en yıkıcı felaketlerinden biri yaşandı: Büyük Aksaray Yangını.

Aksaray ve çevresinde başlayan yangın saatler içinde binlerce ahşap konağı kül etti. Mahmudiye Mektebi’nin ahşap çatısı da alevlere teslim oldu ve bina tamamen kullanılamaz hale geldi. Ancak mektebin hocaları ve öğrencileri eğitimi tatil etmeyi reddettiler.

Yangının hemen ardından okul idaresi, Sinekli Bakkal civarındaki kiralık bir konakta tedrisata devam etti. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında bu geçici konaklarda çetin şartlar altında ders gören Pertevniyalliler, bağımsızlık mücadelesine de gönüllü neferler verdiler.



Çanakkale ve Balkan Savaşlarında Pertevniyalli Gençler

1912 Balkan Savaşları ve ardından gelen 1915 Çanakkale Muharebeleri, Mahmudiye Mektebi’nin sınıflarını da derinden sarstı. Aksaray’dan cepheye koşan öğretmenler ve son sınıf öğrencileri, vatan savunmasında şehit ve gazi oldular.

1911 yangınından yeni çıkmış, derme çatma konaklarda ders gören mektepli gençler, gündüzleri ders dinleyip geceleri Hilal-i Ahmer için sargı bezi sardılar, askerlere çorap ve kaban diktiler. Savaştan dönen gazilerin okul bahçesinde öğrencilere anlattığı siper hatıraları, Pertevniyal gençliğinde sarsılmaz bir yurt sevgisi ve cumhuriyet şuuru inşa etti.

1930 Miladı: Bugünkü Taş Binanın İnşası ve Bakanlar Kurulu Kararı

Cumhuriyet ilan edildikten sonra, Aksaray’daki bu köklü okulun modern bir binaya kavuşturulması için Valide Sultan Vakfı kaynakları ve Maarif Vekaleti seferber oldu.

1930 yılında, yanan tarihi binanın yerine günümüzdeki heybetli taş binanın güney bölümü inşa edildi. Aynı yıl İsmet İnönü başkanlığındaki Bakanlar Kurulu kararıyla okulun adı resmen kurucusunun adını yaşatmak üzere Pertevniyal Lisesi olarak tescil edildi.

Okul, ortaokul ve lise bir arada tam devreli bir eğitim kurumuna dönüştü. Aksaray Meydanı’na bakan yüksek pencereleri, geniş koridorları ve taş işçiliğiyle Pertevniyal, Cumhuriyet Türkiyesi’nin modernleşme hamlesinin simge okullarından biri oldu.



Pertevniyal - Vefa Rekabeti: Tarihi Yarımadanın İki Devinin Ezeli Dostluğu

Tarihi yarımadanın iki köklü maarif kalesi olan Pertevniyal ile Vefa Lisesi arasındaki ilişki, Türk eğitim tarihinin en tatlı rekabetlerinden biridir. İkisi de 1872 yılında kurulmuş, ikisi de Aksaray ile Vefa arasındaki birkaç kilometrelik mesafede komşu olmuştu.

Liselerarası münazaralarda, basketbol maçlarında ve bilgi yarışmalarında Pertevniyal ile Vefa karşı karşıya geldiğinde, suriçi adeta ikiye bölünürdü. Ancak maç bittiğinde iki okulun öğrencileri Şehzadebaşı’nda ya da Aksaray’da kol kola girip çay içmeye giderlerdi. Bu ezeli rekabet ve ebedi dostluk, İstanbul maarifinin en zarif centilmenlik geleneğini yarattı.

Fikret’ten Boysan’a: Koridorlarda Yankılanan Kültür Hafızası

Pertevniyal Lisesi’nin sınıfları, Türk edebiyat, kültür, sanat ve mimarlık tarihinin en renkli şahsiyetlerinin yetiştiği bir açık hava akademisiydi.

Büyük şair Tevfik Fikret, öğretmenlik kariyerinin ilk yıllarında bu mektebin sıralarında ders vermiş; öğrencilerine hürriyet ve estetik duygusunu aşılamıştı. Türk basınının ve edebiyat eleştirisinin efsanevi ismi Doğan Hızlan, o meşhur papyonu ve kitap tutkusuyla lise yıllarını Pertevniyal sıralarında geçirdi. Hızlan, edebiyat zevkini bu mektebin kütüphanesinde keşfettiğini her fırsatta gururla dile getirir.

Mimar, yazar ve İstanbul beyefendisi Aydın Boysan, Pertevniyal Lisesi’nden mezun olmanın bir şehir kültürü kazandırdığını anlatır:

“Pertevniyal’de okumak, sadece matematik ya da fizik öğrenmek değildi; Aksaray’ın, suriçinin ve İstanbul’un bin yıllık taş dokusunu adımlamak, insan sarrafı olmak demekti. Biz o taş mektepte hayatın tam ortasında yetiştik.”

Türk televizyon ve radyo yayıncılığının duayeni Halit Kıvanç, ünlü sinema ve tiyatro sanatçıları, profesörler ve politikacılar bu sıralarda yan yana dirsek çürüttüler.


Aksaray Meydanı ile Yaşayan Bir Lise Sosyolojisi

İstanbul’un diğer elit liseleri Boğaz tepelerinde ya da korunaklı saray bahçelerinde dış dünyadan yalıtılmışken; Pertevniyal Lisesi daima halkın, sokağın ve çarşının tam kalbinde yaşadı.

Teneffüs zili çaldığında avluya çıkan öğrenciler; tramvayların sesini, Aksaray esnafının telaşını, Valide Camii’nden yükselen ezan seslerini ve Eminönü’ne doğru akan insan selini izlerlerdi. Bu sokakla iç içe olma hali, Pertevniyallilere fildişi kule aydınlığı değil; halkın derdini bilen, memleket gerçeklerine yabancılaşmayan sahici bir cumhuriyet aydını kimliği kazandırdı.



1998 Anadolu Lisesi Dönüşümü ve Üniversite Kürsüleri

1998 yılında Anadolu lisesi statüsü kazanan Pertevniyal Lisesi, yabancı dil ağırlıklı eğitimi ve fen laboratuvarlarıyla başarı çıtasını daha da yukarı taşıdı.

Üniversite giriş sınavlarında Türkiye dereceleri elde eden Pertevniyalliler; Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ ve İstanbul Tıp gibi ülkenin en seçkin fakültelerini doldurdular. Aksaray’ın gürültülü caddelerinden çıkıp dünyanın en saygın bilim kürsülerine uzanan bu başarı hikayesi, Valide Sultan’ın yüz elli yıl önce ektiği tohumların ne kadar bereketli olduğunun en somut kanıtıdır.

Pertevniyal Eğitim Vakfı ve Asırlık Spor Geleneği

1908 yılında kurulan Pertevniyal Spor Kulübü, Türk basketbol ve voleybol tarihinin en köklü amatör yuvalarından biridir.

Özellikle basketbolda Türkiye Birinci Ligi’ne ve milli takımlara onlarca yıldız sporcu kazandıran Pertevniyal, okul-kulüp işbirliğinin en başarılı örneğidir. Pertevniyal Eğitim Vakfı (PEV) ise her yıl yüzlerce başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrenciye karşılıksız burs sağlayarak, Valide Sultan’ın 1872’de vakfiyesine koyduğu o şefkat ahdini 21. yüzyılda da eksiksiz sürdürmektedir.



Pertevniyal Marşı ve Avludaki Asırlık Ahit

Her pazartesi sabahı ve cuma akşamı okul bahçesinde binlerce öğrenci tarafından tek bir yürek halinde haykırılan Pertevniyal Lisesi Marşı, okulun mektep mitolojisini özetleyen en coşkulu anddır:

“Aksaray’ın bağrında parlayan bir güneşsin / İlimde, irfanda sen milletime eşsin / Pertevniyal andımız, yükselmek amacımız / Cumhuriyet yolunda fedadır canlarımız!”

Bu mısralar okunurken öğrencilerin gözlerindeki kararlılık, Aksaray Meydanı’ndan geçenlerin durup saygıyla mektebin avlusuna bakmasına sebep olur. Okul marşı, sadece bir ezgi değil; yüz elli yıldır bu sıralardan geçen yüz binlerce gencin memlekete verdiği namus sözüdür.


Aksaray Esnafı ve Mektepli Hukuku

Pertevniyal Lisesi’nin günlük hayatı, Aksaray Çarşısı’nın tarihi dokusuyla iç içe akardı. Horhor antika pazarından Yusufpaşa fırınlarına kadar semt esnafı, Pertevniyal öğrencilerini kendi evladı gibi bağrına basardı. Teneffüste fırından alınan sıcak simitler, Horhor kahvelerinde yapılan satranç maçları ve sahaf dükkanlarında karıştırılan eski ansiklopediler; Pertevniyallilere bir lise öğrencisinin çok ötesinde, yaşayan bir İstanbul kent kültürü ve sokak terbiyesi kazandırdı.

Pertevniyal Lisesi’nin Yazısız Kanunları

Aksaray’ın taş duvarlarında nesilden nesile aktarılan yazısız mektep yasaları şunlardır:

  1. Vakıf Emanetine Hürmet: Okul bir saray anasının yetimlere hediyesidir; mektebin tek bir tuğlasına, sırasına veya kitabına zarar vermek büyük vefasızlıktır.
  2. Sokağın Vicdanı: Pertevniyalli fildişi kuleye kapanmaz; halkın içinde, halkın dertleriyle dertlenen mütevazı bir aydın olmak zorundadır.
  3. Edebiyat ve Sanat Tutkusu: Doğan Hızlan ve Halit Kıvanç’ın mezun olduğu bu mektepte güzel Türkçeyi savunmak ve kitap okumak asgari şarttır.
  4. Pertevniyal Kardeşliği: Mezunlar hangi makama gelirlerse gelsinler, Aksaray’daki taş binaya ve öğrencilerine destek olmayı borç bilirler.
  5. Liyakat ve Alın Teri: Başarı hiçbir zaman torpille ya da ayrıcalıkla değil; gece gündüz çalışarak ve hak ederek kazanılır.
  6. Cumhuriyet Değerlerine Sadakat: Padişah vakfından doğan mektep, Cumhuriyet’in ışığıyla taçlanmıştır; Atatürk ilkeleri okulun sarsılmaz pusulasıdır.

Bugün Aksaray Meydanı’ndan geçerken Pertevniyal’in tarihi kapısına baktığınızda, bir buçuk asırlık bir vefa destanını selamlarsınız. O taş kemerlerin altından geçen her genç, geçmişin asaletini geleceğin aydınlığıyla birleştiren onurlu bir mirasın taşıyıcısıdır.

O taş kemerlerin altında biriken asırlık irfan, Türk gençliğinin aklını ve vicdanını aydınlatmaya; cehaletin karanlığına karşı sönmez bir meşale olarak parıldamaya sonsuza dek devam edecektir.